Bir sanık hakkında hem derhal beraat kararı (CMK m.223/9) verilebilecek koşullar mevcuttur, hem de sanık şikayete tabi bir suçta şikayetten vazgeçmeyi kabul etmiştir. Mahkeme, 'davanın düşmesi' kararı mı, yoksa 'derhal beraat' kararı mı vermelidir? Bu öncelik sıralamasının altında yatan hukuki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147233

Mahkeme, 'derhal beraat' kararı vermelidir. CMK m.223/9, 'Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde... düşme... kararı verilemez.' diyerek bu durumu açıkça düzenlemiştir. Bu önceliğin altında yatan hukuki mantık, sanığın lekelenmeme hakkıdır. Beraat kararı, sanığın eyleminin suç olmadığını veya suçu onun işlemediğini tespit ederek sanığı tamamen aklayan en lehe karardır. Düşme kararı ise, suçun varlığını veya sanığın fail olup olmadığını tartışmadan, şikayetten vazgeçme gibi bir usuli nedenle davayı sona erdirir. Dolayısıyla, sanığı aklama potansiyeli olan bir durumda, davayı usuli bir nedenle sonlandırmak yerine, sanığın masumiyetini tescil edecek olan beraat kararının verilmesi, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak kabul edilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/derhal-beraat-karari-cmk-223.html, Yargıtay 12. CD K.2020/3045, CMK m.223/9)