Bir kişinin, Adalet Bakanlığı Başmüfettişi olduğunu söyleyerek çeşitli mahkeme ve savcılıklardan dosya bilgisi almaya çalışması eylemi, TCK m.262'de tanımlanan 'kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi' suçunu oluşturur mu? Gerekçesiyle açıklayınız.
Hayır, bu eylem TCK m.262'deki suçu oluşturmaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/10114 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu suçun oluşabilmesi için failin sadece bir unvanı veya sıfatı kullanması yeterli değildir; o unvanın gerektirdiği bir kamu görevini 'fiilen yerine getirmeye teşebbüs etmesi' gerekir. Dosyalardan bilgi istemek, bir görevi yerine getirmeye yönelik bir icra hareketi olarak kabul edilmez. Bu daha çok, bir görevin ifasına hazırlık veya bilgi toplama niteliğindedir. Eğer fail, bu unvanı kullanarak bir arama yapmaya, bir tanığın ifadesini almaya, bir kararı değiştirmeye veya bir memura emir vermeye kalkışsaydı, o zaman görevi yerine getirmeye teşebbüs etmiş olurdu. Sadece telefonla arayıp bilgi istemek, bu suçun maddi unsurunu oluşturacak nitelikte bir 'teşebbüs' değildir. Bu nedenle beraat kararı verilmesi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-gorevinin-memuriyetin-usulsuz-ustlenilmesi-sucu-cezasi.html, TCK m.262)