Bir kişi, borcunu ödemiş olmasına rağmen senedini geri alamamış ve alacaklı bu senedi icraya koymuştur. Borçlu, icra takibine itiraz etmiş ve menfi tespit davası açmıştır. Aynı zamanda alacaklı hakkında TCK m.156'dan şikayetçi olmuştur. Ceza davası devam ederken, hukuk mahkemesinde açılan menfi tespit davasında borçlunun borcunu ödediği ispatlanır ve karar kesinleşirse, bu hukuk mahkemesi kararının ceza davasına etkisi ne olur?
Kesinleşmiş hukuk mahkemesi kararı, ceza mahkemesini bağlayıcı nitelikte olmamakla birlikte, ceza mahkemesi tarafından 'güçlü bir delil' olarak dikkate alınır. Ceza muhakemesinde hakim, vicdani kanaatine göre delilleri serbestçe takdir eder (CMK m.217). Ancak, aynı olaya ilişkin olarak bir hukuk mahkemesinin detaylı bir inceleme ve ispat kuralları çerçevesinde vardığı ve kesinleşmiş bir sonuç, ceza hakiminin kanaatinin oluşmasında önemli bir rol oynar. Menfi tespit davasının kesinleşmiş kararı, senedin 'bedelsiz kaldığı' olgusunu hukuken tespit etmiş olur. Ceza mahkemesi, bu kararı ve dayandığı delilleri (makbuz, tanık beyanları vb.) kendi dosyası içindeki diğer delillerle birlikte değerlendirerek sanığın TCK m.156'daki suçu işleyip işlemediği konusunda bir sonuca varacaktır. Hukuk mahkemesi kararı, sanığın mahkum olma ihtimalini çok büyük ölçüde artıracaktır. (Bu cevap, sağlanan metinlerdeki hukuki prensiplerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.)