Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/35 K. sayılı kararında, taksi ücretini ödememek için tehdit kullanan failin eylemi yağma değil, tehdit suçu olarak kabul edilmiştir. Bu karardan hareketle, yağma suçunun (TCK m.148) oluşumu için zorunlu olan 'faydalanma amacı' ve 'malın alınması' unsurlarının, borcun ödenmemesi eyleminden farkını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147209

Yağma suçunda aranan 'faydalanma amacı' ve 'malın alınması' unsurları, failin mağdurun malvarlığından aktif bir şekilde bir değeri alarak kendi malvarlığına katmasını gerektirir. YCGK'nın ilgili kararında, fail mağdurdan bir mal almamakta, aksine kendi borcunu ödemekten kaçınarak pasif bir edimde bulunmaktadır. Tehdit, mağdurun malvarlığından bir şeyin 'alınmasına' değil, mağdurun kendi alacağını 'tahsil edememesine' yöneliktir. Yağma suçunda mağdurun malvarlığında, bir malın çıkmasıyla aktif bir azalma olurken; borcun ödenmemesinde ise malvarlığında olması beklenen bir artış (alacağın tahsili) engellenmektedir. Bu temel fark nedeniyle, borcu ödememek için kullanılan tehdit, yağma suçunun 'malın alınması' unsurunu oluşturmaz ve eylem, amaca yönelik kullanılan araca göre (tehdit, yaralama vb.) ayrıca değerlendirilir. (Kaynak: or.av.tr/yagma-sucu-gasp-cezasi-ve-nitelikli-halleri/, TCK m.148, TCK m.106)