Bir davada, galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir. Mahkeme, davacının alt batında yer alması nedeniyle galleye müstehak olmadığına karar vermiştir. Bu karar hukuken doğru olmakla birlikte, davacının aynı zamanda vakfın kurucusunun soyundan geldiği de sabittir. Bu durumda mahkeme 'çoğun içinde az da vardır' kuralını uygulayarak davacının sadece 'vakıf evladı olduğunun' tespitine karar vermeli midir? Bu tespitin hukuki yararı var mıdır?
Evet, mahkeme 'çoğun içinde az da vardır' (in toto et pars continetur) ilkesini uygulayarak davacının en azından 'vakıf evladı olduğunun' tespitine karar vermelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1923 E., 2019/1217 K. sayılı kararında da bu sonuca varılmıştır. Davacının bu tespitte hukuki yararı vardır. Çünkü Vakıflar Yönetmeliği uyarınca, galle fazlasından yararlanmak isteyen her varis, kendi vakıf evladı olduğunu ayrı bir mahkeme kararıyla ispat etmek zorundadır. Davacı, şu an üst batında hayatta olanlar nedeniyle galle alamasa bile, gelecekte bu kişiler vefat ettiğinde galle talep edebilmek için bugünden 'vakıf evladı' olduğunu tespit ettiren bir mahkeme kararına ihtiyaç duyacaktır. Bu gelecekteki potansiyel hak, tespitte güncel ve meşru bir hukuki yararın varlığını gösterir. Bu nedenle mahkemenin, talebin tamamını (galleye müstehaklık) reddederken, talebin içinde örtülü olarak bulunan daha azını (vakıf evladı olma) tespit ederek karar vermesi gerekir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/galle-fazlasina-mustehak-vakif-evladi/)