Bir sanık, bedeli ödenmiş bir senedi, sahte bir nüshasını oluşturup borçluya onu yırtarak verdikten sonra, elinde kalan asıl senedi kullanarak borçludan tekrar para talep etmeye çalışmıştır. Ancak icra takibi başlatmadan yakalanmıştır. Bu eylem, hangi suçu oluşturur? Dolandırıcılığa teşebbüs, bedelsiz senedi kullanma veya başka bir suç mu söz konusudur? Yargıtay'ın bu konudaki değerlendirmesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147186

Bu eylem, TCK m.156'da düzenlenen 'bedelsiz senedi kullanma' suçunu oluşturur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/12514 K. sayılı kararında benzer bir olay ele alınmıştır. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için hileli davranışlarla bir yarar sağlanması gerekir. Burada ise temel haksızlık, bedeli ödenmiş bir senedin haksız yere 'kullanılması'dır. 'Kullanma' fiili, sadece icra takibi başlatmakla sınırlı değildir. Senedi ödenmemiş gibi ileri sürerek borçludan ödeme talep etmek, ihtarname göndermek de 'kullanma' kapsamındadır. Sanığın eylemi, senedi tekrar tahsil etmek amacıyla borçluya karşı ileri sürmesiyle tamamlanmıştır, icra takibi başlatılıp başlatılmaması teşebbüs açısından değil, suçun tamamlanması açısından değerlendirilir. Eylem, bedeli ödenmiş bir senedin kullanılması olduğu için özel norm niteliğindeki TCK m.156 uygulanmalıdır. Dolandırıcılık veya başka bir suçtan hüküm kurulması, suç vasfında hata anlamına gelir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-156-bedelsiz-senedi-kullanma.html, TCK m.156)