CMK m.223/2-b 'Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması' ile CMK m.223/2-e 'Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' beraat nedenleri arasındaki farkı hukuki sonuçları açısından açıklayınız.
İki beraat nedeni arasındaki temel fark, ispat derecesi ve kesinliktir. a) CMK m.223/2-b (İşlenmediğinin Sabit Olması): Bu durumda, sanığın suçu işlemediği 'pozitif' olarak, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlanmıştır. Örneğin, suçun işlendiği anda sanığın başka bir ülkede olduğunu gösteren pasaport kayıtları gibi. Sanığın masumiyeti kesin olarak ispatlanmıştır. b) CMK m.223/2-e (İşlendiğinin Sabit Olmaması): Bu durumda ise, sanığın suçu işlediği 'şüpheye yer vermeyecek şekilde' kanıtlanamamıştır. Dosyada sanığın suçlu olduğuna dair yeterli ve kesin delil yoktur. Bu durum 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin bir sonucudur. Sanığın masumiyeti değil, suçluluğu ispatlanamamıştır. Hukuki Sonuçları: Her ikisi de beraatle sonuçlansa da, bu ayrım özellikle tazminat davalarında önemli olabilir. CMK m.141/1-e uyarınca, sadece 'suç uydurarak veya iftira ederek' gözaltına alınmaya veya tutuklanmaya neden olanlar dışında, beraat eden kişiye haksız tutuklama tazminatı ödenir. Ancak, m.223/2-b'ye dayanan bir beraat, sanığın tamamen suçsuz olduğunu gösterdiği için, manevi tazminat taleplerinde daha güçlü bir dayanak oluşturabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/derhal-beraat-karari-cmk-223.html, CMK m.223)