Sanık, maktu olarak tanzim edilmiş bir haciz tutanağının 'alacaklı-vekili-temsilcisi' ibaresinin altını, avukat katibi olmasına rağmen herhangi bir unvan belirtmeden imzalamıştır. Bu eylem TCK m.262 kapsamında bir suç teşkil eder mi?
Hayır, bu eylem suç teşkil etmez. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2015/17849 sayılı kararında da belirtildiği gibi, avukat katibi olan sanığın, haciz işlemi sırasında tutanağa 'hazurun' olarak katılması ve herhangi bir unvan (avukat, vekil vb.) kullanmadan sadece ismini yazarak imza atması, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi anlamına gelmez. Avukatlık Kanunu'na göre adli işlemleri takip etme yetkisi avukata aittir, ancak sanığın eylemi bir görevi yerine getirme teşebbüsü değil, sadece haciz mahallindeki fiili durumu tespit eden bir tutanağa hazır bulunan olarak imza atmaktan ibarettir. Bu nedenle suçun yasal unsurları oluşmamıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-gorevinin-memuriyetin-usulsuz-ustlenilmesi-sucu-cezasi.html, TCK m.262)