Sanık, kendisini SGK çalışanı olarak tanıtıp bir işyerinde sigortasız işçi olup olmadığını sormuş, ancak herhangi bir para veya menfaat talep etmeden yakalanmıştır. Bu eylem, TCK m.157'de düzenlenen dolandırıcılık suçuna teşebbüs olarak mı, yoksa TCK m.262'de düzenlenen kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçu olarak mı nitelendirilmelidir? Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/16817 sayılı kararını dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147173

Bu eylem, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçu olarak nitelendirilmelidir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/16817 sayılı kararında belirtildiği gibi, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin hileli davranışlarla bir başkasını aldatıp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamaya yönelik icra hareketlerine başlaması gerekir. Somut olayda sanık, herhangi bir menfaat talep etmemiş, eylemi yarar sağlama aşamasına geçmemiştir. Bu nedenle dolandırıcılık suçu hazırlık hareketleri aşamasında kalmıştır ve teşebbüs söz konusu değildir. Ancak sanığın, kendisini SGK görevlisi olarak tanıtıp, bu görevin gereği olan denetim ve sorgulama eylemini yapmaya kalkışması, TCK m.262'de tanımlanan kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçunun tüm unsurlarını oluşturmaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-gorevinin-memuriyetin-usulsuz-ustlenilmesi-sucu-cezasi.html, TCK m.157, TCK m.262)