Yağma suçunun (TCK m.148) işlenmesi sırasında, failin mağdura yönelik cebir eylemi, TCK m.87 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucunu doğurursa (örneğin, kemik kırığına neden olursa), ceza nasıl tayin edilir? Bu durumu 'bileşik suç' ve 'gerçek içtima' kavramları açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147167

Yağma suçu, kural olarak cebir/tehdit ve hırsızlık suçlarından oluşan bir 'bileşik suç'tur. Bu nedenle, basit yaralama (TCK m.86) yağma suçunun unsuru sayılır ve fail ayrıca yaralamadan cezalandırılmaz. Ancak, TCK m.149/2 bu kurala önemli bir istisna getirmiştir. Bu maddeye göre, 'yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.' Yani, eğer cebir eylemi TCK m.87'de sayılan neticelerden birini (örneğin duyu veya organ zayıflaması, kemik kırığı, hayati tehlike vb.) doğurursa, artık bileşik suç kuralları değil, 'gerçek içtima' kuralları uygulanır. Fail, hem nitelikli yağma suçundan (TCK m.149) hem de neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan (TCK m.87) ayrı ayrı cezalandırılır. (Kaynak: or.av.tr/yagma-sucu-gasp-cezasi-ve-nitelikli-halleri/, TCK m.149/2, TCK m.87)