Bir suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, CMK m.135 uyarınca alınan yasal bir telefon dinleme kararı sırasında, dinlenen kişinin, katalogda yer almayan 'resmi belgede sahtecilik' veya 'görevi kötüye kullanma' gibi bir suçu işlediğine dair delil elde edilmiştir. Bu delil 'tesadüfen elde edilen delil' niteliğindedir. CMK m.138/2 uyarınca bu delil, katalog dışı bu suçların yargılamasında kullanılabilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki istikrarlı uygulamasını açıklayınız.
Hayır, bu delil katalog dışı bu suçların yargılamasında kullanılamaz. CMK m.138/2, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında tesadüfen elde edilen delillerin kullanılabilmesini, bu delillerin yine CMK m.135'te sayılan katalog suçlardan birine ilişkin olması şartına bağlamıştır. Yargıtay'ın yerleşik ve istikrarlı uygulamasına göre (örn. Yargıtay 5. Ceza Dairesi E:2017/3474, K:2021/6773; Yargıtay 6. Ceza Dairesi E:2021/1321, K:2021/15325), bu kural çok sıkı bir şekilde yorumlanmaktadır. Kanun koyucu, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğini korumak amacıyla, bu ağır müdahaleyi sadece belirli ve ağır suçlar için meşru görmüştür. Bu sınırlamanın tesadüfi deliller yoluyla aşılmasına izin verilmemektedir. Dolayısıyla, dinleme sırasında tesadüfen öğrenilen ve katalogda yer almayan bir suça (resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, hakaret, tehdit vb.) ilişkin kayıtlar, o suçun soruşturma ve kovuşturmasında delil olarak kullanılamaz. Bu kayıtlar 'hukuka aykırı delil' (yasak delil) niteliğindedir ve hükme esas alınamaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-138-madde-cmk/, CMK m.135, CMK m.138/2)