Bir işveren, işçisinin ardı ardına iki işgünü veya bir ayda üç işgünü mazeretsiz olarak işe gelmemesi (devamsızlık) nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmek istemektedir (İş Kanunu m.25/II-g). İşveren, bu fesih hakkını ne kadar süre içinde kullanmalıdır? Devamsızlığın 'temadi eden' bir eylem olması, bu sürenin başlangıcını nasıl etkiler? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2886 E. sayılı kararındaki değerlendirmeleri açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147148

İş Kanunu m.26'ya göre, işveren ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak fesih hakkını, bu davranışı 'öğrendiği günden başlayarak altı işgünü' içinde ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanmak zorundadır. Bu altı iş günlük süre hak düşürücüdür. Devamsızlık, niteliği itibarıyla 'temadi eden' (süren, devam eden) bir eylemdir. Yargıtay'a göre, temadi eden devamsızlıkta altı iş günlük hak düşürücü süre, devamsızlığın sona erdiği, yani temadinin kesildiği son devamsızlık gününden itibaren işlemeye başlar. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2886 E. sayılı kararında daha detaylı bir analiz yapılmıştır. Karara konu olayda, işveren işçinin devamsızlığını öğrendikten sonra savunmasını istemiş ve devamsızlığın haklı bir nedene dayanmadığını işçinin savunmasını verdiği tarihte kesin olarak öğrenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bu durumda altı iş günlük hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin, işverenin devamsızlığın mazeretsiz olduğunu kesin olarak öğrendiği 'savunmanın alındığı tarih' olduğunu kabul etmiştir. Dolayısıyla süre, son devamsızlık gününden değil, devamsızlığın haksız olduğunun öğrenildiği tarihten itibaren başlar. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/is-sozlesmesinin-feshinde-hak-dusurucu-sure/, İş Kanunu m.25/II-g, m.26)