TCK m.156'da düzenlenen 'Bedelsiz Senedi Kullanma' suçunun oluşabilmesi için gerekli olan maddi unsurlar nelerdir? Katılanın, senedin bedelini ödediğini iddia etmesine rağmen bu ödemeye ilişkin yazılı bir delil sunamaması durumunda, sanık hakkında bu suçtan mahkumiyet kararı verilebilir mi? Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 24.03.1989 tarihli kararının bu konudaki rolünü açıklayınız.
TCK m.156'daki suçun maddi unsurları şunlardır: 1) Failin elinde, borçlusu tarafından bedeli kısmen veya tamamen ödenmiş (yani bedelsiz kalmış) bir senedin bulunması. 2) Failin, bu durumu bilerek, senedi kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi kullanması. 'Kullanma' eylemi, senedi icra takibine koymak veya bir başkasına devretmek (ciro etmek) şeklinde gerçekleşebilir. Katılanın ödemeye ilişkin yazılı delil sunamaması durumunda, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemez. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2015/995 K. sayılı kararında da atıf yapılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 24.03.1989 tarihli ve 1988/1 E., 1989/2 K. sayılı kararına göre, bir senedin bedelsiz kaldığının veya anlaşmaya aykırı kullanıldığının iddiası, hukuk davalarında olduğu gibi ceza davalarında da kural olarak yazılı delille ispatlanmalıdır. Senede karşı senetle ispat kuralının bir yansıması olan bu ilke gereği, müştekinin soyut 'ödedim' iddiası, yazılı bir belge (makbuz, dekont, ibraname vb.) ile desteklenmediği sürece, sanığın mahkumiyetine yeterli delil oluşturmaz. Bu durumda suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-156-bedelsiz-senedi-kullanma.html, TCK m.156)