Bir idari davada mahkeme, avukatla temsil edilmeyen davalı idare aleyhine, davacı lehine avukatlık ücretine hükmetmiştir. Davalı idare bu karara karşı kanun yoluna başvurmamış ve karar kesinleşmiştir. Danıştay Başsavcılığı, bu durumu 'yürürlükteki hukuka aykırı bir sonuç' olarak değerlendirip İYUK m.51 uyarınca kanun yararına temyiz yoluna başvurabilir mi? Danıştay 8. Dairesi E:2021/7033, K:2021/7124 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Danıştay 8. Dairesi'nin E:2021/7033, K:2021/7124 sayılı kararına göre, bu durumda kanun yararına temyiz istemi reddedilmelidir. Kararda, kanun yararına bozmanın amacının, yürürlükteki hukukun ülke genelinde birlik içinde uygulanmasını sağlamak olduğu, ancak 'maddi hatalara' ilişkin sebeplerin kanun yararına bozma nedeni oluşturmadığı belirtilmiştir. Avukatla temsil edilmeyen taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne ve usul hukukuna aykırı açık bir hata olmakla birlikte, Danıştay bu tür bir hatayı, hukukun genel yorumunu ve uygulanmasını etkileyen, 'yürürlükteki hukuka aykırı bir sonuç ifade eden' nitelikte bir aykırılık olarak görmemiş, daha çok somut dosyaya özgü bir 'maddi hata' olarak nitelendirmiştir. Bu nedenle, kanun yararına bozulmasını gerektirecek şartların oluşmadığı sonucuna vararak istemi reddetmiştir. Bu yorum, kanun yararına temyiz kurumunun kapsamını daraltan ve sadece temel hukuki yorum farklılıklarına özgüleyen bir yaklaşımı yansıtmaktadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-51-madde-iyuk/, İYUK m.51)