4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan bir ihalenin iptali kararına karşı, itirazen şikayet başvuru yolu tüketilmeden doğrudan idare mahkemesinde dava açılması halinde, mahkemenin vermesi gereken karar ne olmalıdır? Bu durumu 'idari merci tecavüzü' ve 'idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlem' kavramları açısından Danıştay 13. Dairesi E: 2008/ 6819, K: 2011 / 2532 sayılı kararı doğrultusunda analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147138

Mahkeme, davayı 'idari merci tecavüzü' nedeniyle dilekçenin görevli idari merciye (Kamu İhale Kurumu'na) tevdiine karar vermelidir. 4734 sayılı Kanun, ihale işlemlerine karşı dava açılmadan önce idareye şikayet ve ardından Kamu İhale Kurumu'na (KİK) itirazen şikayet yollarının tüketilmesini zorunlu kılmıştır. Bu yollar tüketilmeden doğrudan dava açılması, İYUK'un 14. maddesinde sayılan ilk inceleme konularından 'idari merci tecavüzü' halini oluşturur. Danıştay 13. Dairesi'nin E: 2008/ 6819, K: 2011 / 2532 sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin bu durumda davanın 'kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı' gerekçesiyle reddetmesi hatalıdır. Zira sorun, işlemin niteliğinden değil, dava açmadan önce tüketilmesi zorunlu olan idari başvuru yolunun atlanmasından kaynaklanmaktadır. Doğru usul, İYUK m.15/1-e uyarınca, dava dilekçesinin itirazen şikayet başvurusunu incelemekle görevli olan KİK'e gönderilmesine (tevdiine) karar vermektir. Bu durumda, mahkemeye başvuru tarihi, KİK'e başvuru tarihi olarak kabul edilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-15-madde-iyuk/, İYUK m.15/1-e, 4734 s. Kanun)