Bir kişinin darp edilmesi sonucu vücudunda oluşan yaralanmaların tespiti için alınan 'darp raporu'nun hukuki niteliği nedir ve ceza yargılamasındaki delil değeri nasıldır? Sağlık mesleği mensuplarının bu konuda bir suçla karşılaştıklarında TCK m. 280 uyarınca yükümlülükleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147131

Darp raporu, tıbbi terminolojide 'genel adli muayene raporu' olarak adlandırılan ve bir kişinin vücudunda fiziksel bir saldırı sonucu oluştuğu iddia edilen lezyonları (morluk, çizik, kırık vb.) objektif olarak tespit eden bir belgedir. Hukuki niteliği, ceza yargılamasında 'belge delili' ve 'bilirkişi raporu' niteliğindedir. Bu rapor, kasten yaralama (TCK m.86) suçunun maddi unsurunun, yani yaralamanın varlığının ve derecesinin ispatında temel delillerden biridir. Ancak rapor tek başına faili göstermez; yaralamanın kim tarafından gerçekleştirildiği tanık, kamera kaydı gibi başka delillerle ispatlanmalıdır. TCK m. 280, 'Sağlık Mesleği Mensuplarının Suçu Bildirmemesi' suçunu düzenler. Bu maddeye göre, görevini yaparken bir suçun işlendiğine dair bir belirti (örneğin, darp sonucu oluştuğu anlaşılan yaralanma) ile karşılaşan tabip, diş tabibi, ebe, hemşire gibi sağlık görevlileri, bu durumu yetkili makamlara (polis, savcılık) bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya geciktiren sağlık görevlisi, bu suçtan dolayı sorumlu olur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/darp-raporu/, TCK m.86, TCK m.280)