5237 sayılı TCK m.150/2, yağma suçunda malın değerinin azlığı halinde cezada indirim yapılmasını öngörmektedir. Bu indirimin uygulanmasında Yargıtay'ın benimsediği kriterler nelerdir? Failin 'daha çoğunu alma imkanı varken azını alması' tek başına belirleyici midir? Mağdurdan 50 TL paranın cebir kullanılarak alındığı bir olayda bu indirimin uygulanıp uygulanmayacağını Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin K.2021/18914 sayılı kararı çerçevesinde tartışınız.
Yargıtay, TCK m.150/2'nin uygulanmasında sadece malın objektif değerini değil, birden çok kriteri birlikte değerlendirmektedir. Bu kriterler: 1) Suçun işleniş biçimi ve özellikleri, 2) Olayın vahameti, 3) Mağdur üzerindeki etkileri, 4) Failin güttüğü amaç ve kastının yoğunluğu, 5) Malın suç tarihindeki satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları. Failin 'daha çoğunu alma imkanı varken azını alması' önemli bir kriter olmakla birlikte, tek başına belirleyici değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun da belirttiği gibi, kanunda böyle mutlak bir koşul yoktur. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin K.2021/18914 sayılı kararında, 50 TL'nin yağmalandığı olayda, paranın suç tarihindeki alım gücü ve ekonomik koşullar dikkate alındığında değerinin az olduğu ve bu nedenle indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Ancak her somut olay kendi içinde değerlendirilmelidir. Örneğin, sanığın kastı mağdurun üzerindeki tüm parayı almaya yönelikse ve tesadüfen az bir miktar çıkmışsa (CGK-K.2020/514), indirim uygulanmayabilir. Dolayısıyla hakim, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstererek takdir hakkını kullanmalıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/yagma-sucu-malin-degerinin-azligi-yargitay-karari.html, TCK m.150/2)