Bir avukat, müvekkilleri adına Sosyal Güvenlik Kurumu'nda (SGK) emeklilik işlemlerini takip etmek için onlardan avukat vekaletnamesi almıştır. Ancak bu kişinin gerçekte avukat olmadığı, sadece sosyal güvenlik aracılık faaliyeti yürüttüğü anlaşılmıştır. Bu eylem, hangi suçu veya suçları oluşturur?
Bu eylem, birden fazla suçu oluşturabilir. Metinde (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-gorevinin-memuriyetin-usulsuz-ustlenilmesi-sucu-cezasi.html) yer alan Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin Karar: 2015/4242 sayılı kararında benzer bir olay ele alınmıştır. Yargıtay'a göre, bu eylemler şunları oluşturur: 1. **Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi (TCK m. 262):** Avukatlık, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca bir kamu hizmeti niteliğindedir. Avukat olmadığı halde, avukatlık mesleğinin icrasına yönelik olan vekaletname alma ve adli/idari mercilerde iş takibi yapma eylemi, bu kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçunu oluşturur. Yargıtay bu eylemin sabit olduğunu kabul etmiştir. 2. **Dolandırıcılık (TCK m. 157/158):** Eğer sanık, kendisini avukat olarak tanıtarak ve bu hileli davranışla müvekkillerini aldatarak onlardan işlem yapmak vaadiyle para almış ve haksız bir menfaat temin etmişse, dolandırıcılık suçu da oluşur. 3. **Resmi Belgede Sahtecilik (TCK m. 204):** Eğer sanık, vekaletname veya diğer belgeler üzerinde sahtecilik yapmışsa, bu suç da ayrıca oluşabilir. Somut olayda Yargıtay, özellikle avukat olmadığı halde avukat vekaletnamesi alarak işlem yapmaya kalkışmanın TCK m. 262'yi oluşturduğunu kabul etmiştir.