Yağma suçunun, mağdurun 'kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi' suretiyle işlenmesi, TCK m. 148/3 uyarınca 'cebir sayılır'. Bu hükmün, yağma suçunun maddi unsuru açısından getirdiği yenilik nedir ve bu duruma bir örnek veriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147044

Bu hükmün getirdiği yenilik, cebir kavramının kapsamını genişletmesidir. Normalde cebir, 'fiziksel zorlama' veya 'şiddet' gibi doğrudan bir fiziksel teması ve güç kullanımını ifade eder. Ancak TCK m. 148/3, fiziksel temas veya zorlama olmasa dahi, mağdurun iradesini ve savunma yeteneğini ortadan kaldıran her türlü eylemin de cebir olarak kabul edileceğini hükme bağlamıştır. Buna 'cebir karinesi' denir. Bu düzenleme, failin mağdura doğrudan şiddet uygulamadan, onu etkisiz hale getirerek malını alması durumlarının da yağma suçu olarak cezalandırılmasını sağlar. Metinde de (or.av.tr/yagma-sucu-gasp-cezasi-ve-nitelikli-halleri/) belirtilen klasik örnek, 'bir kimsenin içeceğine ilaç katılarak uyutulup malının alınması'dır. Bu durumda, faile fiziksel bir müdahale olmasa da, mağdur ilacın etkisiyle kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirildiği için, bu durum cebir sayılır ve eylem hırsızlık değil, yağma suçunu oluşturur.