Yargıtay aşamasında ortaya çıkan yeni bir delilin, CMK m. 311/1-e uyarınca 'yargılamanın yenilenmesi' yoluyla ileri sürülmesi yerine, neden temyiz aşamasında dosyaya kazandırılması gerektiği savunulmaktadır? Metindeki görüşe göre bu durum hangi temel haklarla ilgilidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #147036

Metindeki görüşe göre (sen.av.tr/tr/makale/temyizde-ortaya-cikan-yeni-delil), yeni delilin yargılamanın yenilenmesi yoluna bırakılması, temel hak ihlallerine yol açacağı için isabetsizdir. Bu durumun ilgili olduğu temel haklar şunlardır: 1. **Adil/Dürüst Yargılanma Hakkı (İHAS m. 6, Anayasa m. 36):** Yargılamanın bir an önce maddi gerçeğe uygun ve adil bir şekilde sonuçlandırılması bu hakkın bir gereğidir. Bilinen bir delili göz ardı ederek hatalı bir kararın kesinleşmesini beklemek, adil yargılanma ilkesiyle bağdaşmaz. 2. **Makul Sürede Yargılanma Hakkı:** Hükmün onanmasını bekleyip ardından yargılamanın yenilenmesi sürecini başlatmak, yargılamayı ve dolayısıyla kişinin hukuki belirsizlik içinde kalma süresini gereksiz yere uzatır. Bu durum, makul sürede yargılanma hakkını ihlal eder. 3. **Lekelenmeme Hakkı (Anayasa m. 38):** Hatalı bir mahkumiyet kararının kesinleşmesi ve bir süre yürürlükte kalması, kişinin lekelenmeme hakkını zedeler. Yeni delil, bu lekelenmeyi en baştan önleyebilecekken, bu fırsatın kullanılmaması bir hak ihlalidir. 4. **Özgürlük ve Güvenlik Hakkı (İHAS m. 5, Anayasa m. 19):** Eğer sanık tutuklu ise, lehe olan yeni delilin yargılamanın yenilenmesine bırakılması, kişinin haksız yere hürriyetinden mahrum kalmaya devam etmesi anlamına gelir. Bu da özgürlük ve güvenlik hakkının ihlalidir. Bu nedenlerle, henüz olağan kanun yolu tükenmemişken, maddi gerçeğe ve adalete ulaşmayı sağlayacak yeni bir delilin derhal dosyaya kazandırılması gerektiği savunulmaktadır.