İYUK m. 15/1-a uyarınca, idari yargı yeri, adli yargının görevli olduğu bir konuda açılan davayı 'görev yönünden reddeder'. Buna karşılık, görevli veya yetkili olmayan bir idari mahkemeye açılan davayı ise 'görev veya yetki yönünden reddederek dava dosyasını görevli veya yetkili mahkemeye gönderir'. İki karar arasındaki temel fark ve bu farkın davacı açısından sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #146998

İki karar arasındaki temel fark, davanın aynı yargı kolu içinde mi kalacağı yoksa farklı bir yargı koluna mı gitmesi gerektiğidir. 1) **Adli Yargının Görevli Olması Durumu:** Mahkeme, uyuşmazlığın çözümünün adli yargının (örn: Asliye Hukuk Mahkemesi) görevine girdiğini tespit ederse, davayı 'görev yönünden reddeder'. Bu karar kesindir (istinaf/temyiz yolu açıktır). Mahkeme dosyayı kendiliğinden adli yargı merciine göndermez. Davacının, kararın kesinleşmesinden sonra 30 gün içinde adli yargıda yeniden dava açması gerekir. Aksi halde dava açılmamış sayılır (6100 sayılı HMK m. 20). Bu durumda davacı, yeniden harç ödemek zorunda kalabilir. 2) **İdari Yargı İçinde Görevsizlik/Yetkisizlik Durumu:** Mahkeme, davanın idari yargının görev alanında olduğunu ancak kendisinin görevsiz (örn: Vergi Mahkemesi yerine İdare Mahkemesi) veya yetkisiz (örn: Ankara yerine İstanbul İdare Mahkemesi) olduğunu tespit ederse, 'görev veya yetki yönünden reddederek dava dosyasını görevli veya yetkili mahkemeye gönderir'. Bu bir 'gönderme' kararıdır. Davacının yeniden dava açmasına gerek yoktur, dosya re'sen doğru mahkemeye gönderilir ve yargılama orada devam eder. Davacı yeniden harç ödemez. Metindeki (kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-15-madde-iyuk/) Danıştay 14. Dairesi'nin E:2014/5824 sayılı kararı birinci duruma, yani adli yargının görevli olduğu bir uyuşmazlığa örnektir.