CMK m. 98/1, soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında Sulh Ceza Hâkiminin yakalama emri düzenleyebileceğini belirtmektedir. Aynı fıkraya 5353 sayılı Kanunla eklenen cümle ile 'tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz merciince de yakalama emri düzenlenebileceği' hükme bağlanmıştır. Bu eklemenin amacı nedir ve hangi pratik sorunu çözmeye yöneliktir?
Bu eklemenin temel amacı, tutuklama talebinin reddi kararına itiraz sürecinde ortaya çıkabilecek bir boşluğu doldurmaktır. Önceki durumda, savcının tutuklama talebi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından reddedildiğinde şüpheli serbest kalıyordu. Savcı bu ret kararına itiraz ettiğinde, itirazı inceleyen merci (örneğin bir üst numaralı Sulh Ceza Hâkimliği veya Asliye Ceza Mahkemesi) itirazı yerinde bulsa bile, serbest kalmış olan şüpheli hakkında doğrudan bir tutuklama kararı veremiyordu. Bu durum, hakkında tutuklama kararı verilmesi gereken şüphelinin kaçmasına veya delilleri karartmasına olanak tanıyabilirdi. Metindeki gerekçede de (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-98-yakalama-emri-ve-nedenleri.html) belirtildiği üzere, 5353 sayılı Kanunla yapılan bu ekleme ile itiraz merciine, itirazı yerinde görmesi halinde, serbest bırakılmış olan kişi hakkında tutuklama kararı vermek üzere 'yakalama emri' düzenleme yetkisi tanınmıştır. Böylece, şüpheli yakalanarak tekrar hakim önüne çıkarılır ve hakkında tutuklama kararı verilmesi sağlanır. Bu düzenleme, CMK m. 271/4 ile de uyum sağlamakta ve tutuklama tedbirinin etkinliğini artırmaktadır.