5237 sayılı TCK'nın 156. maddesinde düzenlenen 'bedelsiz senedi kullanma' suçu ile 209. maddesinde düzenlenen 'açığa imzanın kötüye kullanılması' suçu arasındaki fark nedir? Katılanın imzalayıp bedel ve vade kısmını boş bıraktığı bir bononun, sonradan doldurularak icraya konulması hangi suçu oluşturur?
İki suç arasındaki temel fark, senedin düzenlenme anındaki durumudur. - **Bedelsiz Senedi Kullanma (TCK m. 156):** Bu suçun oluşması için, hukuken geçerli bir şekilde tam olarak doldurulmuş ve bir borç ilişkisine dayanan bir senedin, borcu ödendikten sonra 'bedelsiz kalması' ve bu bedelsiz kalan senedin yeniden kullanılması gerekir. Yani suçun konusu, başlangıçta geçerli olan ancak sonradan hükümsüzleşen bir senettir. - **Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması (TCK m. 209):** Bu suçta ise, senedin teslim anında unsurları (bedel, vade vb.) eksiktir ve sadece imza bulunmaktadır. Fail, kendisine tevdi ve teslim edilen bu 'açığa atılmış imzalı' ve kısmen boş belgeyi, anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurarak hukuki sonuç doğuracak hale getirir. Metinde (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-156-bedelsiz-senedi-kullanma.html) yer alan Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/6938 E. sayılı kararında, katılanın imzalayıp bedel ve vade kısmını boş bıraktığı bononun icraya konulması eyleminin, TCK m. 209/1 (kararda 209/2 denmiş ancak fıkra 1 olmalı) kapsamında açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturabileceği, TCK m. 156'daki suçun ise oluşmayacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, sorudaki eylem açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturur.