Yağma suçunun (TCK m. 148, 149) işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri (TCK m. 87) gerçekleşirse, ceza nasıl belirlenir? Bu durumda bileşik suç (TCK m. 42) kuralları mı, yoksa gerçek içtima (TCK m. 43 değil, suçların ayrı ayrı cezalandırılması) kuralları mı uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #146803

Bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanır ve faile her iki suçtan dolayı ayrı ayrı ceza verilir. Yağma suçu, kural olarak cebir ve tehdit kullandığı için basit yaralamayı (TCK m. 86/2) ve tehdidi (TCK m. 106) bünyesinde barındıran bir bileşik suçtur. Bu nedenle basit yaralama ve tehditten ayrıca ceza verilmez. Ancak TCK m. 149/2, bu kurala önemli bir istisna getirmiştir. Bu fıkraya göre, 'Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.' Dolayısıyla, eğer yağma fiili sırasında kullanılan cebir, mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevini yitirmesine, kemik kırılmasına veya hayati tehlike geçirmesine (TCK m. 87'de sayılan haller) neden olmuşsa, fail hem TCK m. 149'a göre nitelikli yağma suçundan, hem de TCK m. 87'ye göre neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan ayrı ayrı cezalandırılır. Bu, kanunun özel bir içtima hükmüdür.