Sanığın, bir kamu görevini usulsüz üstlenmesi (TCK m. 262) ve bu sıfatı kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılması (TCK m. 109) eylemleri bir arada işlendiğinde, TCK m. 42'de düzenlenen bileşik suç hükümleri nasıl uygulanır? Faile her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #146797

Hayır, faile her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilemez. Bu durumda TCK m. 42'de düzenlenen bileşik suç hükümleri uygulanır ve fail sadece daha ağır cezayı gerektiren suçtan, yani nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılır. TCK m. 109/2, suçun 'kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle' işlenmesini bir nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Sanığın kendisini polis olarak tanıtıp mağduru bir yere götürmesi eyleminde, kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi fiili, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halini oluşturan bir unsur haline gelmektedir. Metinde (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-gorevinin-memuriyetin-usulsuz-ustlenilmesi-sucu-cezasi.html) yer alan Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin Karar: 2018/5961 sayılı kararında da bu durum açıkça belirtilmiştir. Kararda, sanıkların müştekilere polis olduklarını söyleyerek arabayla götürmeleri eyleminin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun hile unsurunu oluşturduğu ve bileşik suça ilişkin TCK m. 42'ye aykırı olarak ayrıca kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçundan da mahkûmiyet hükmü kurulmasının bozma nedeni olduğu ifade edilmiştir.