Bir kimsenin, borcunu ödemiş olduğu bir senedi, alacaklının elinden geri alamaması ve alacaklının bu senedi icra takibine koyması durumunda, 'bedelsiz senedi kullanma' (TCK m. 156) suçu oluşur. Ancak, borcun ödendiği iddiası hangi tür delillerle ispatlanmalıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
Metinde yer alan Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/6938 E., 2015/995 K. sayılı kararına göre, bedelsiz senedi kullanma suçunun ispatı konusunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 24.03.1989 tarihli kararına atıf yapılmaktadır. Bu içtihada göre, senedin bedelsiz kaldığının ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının 'yazılı delille' ispatlanması zorunludur. Dolayısıyla, müştekinin (borçlunun) borcunu ödediğini sadece tanık beyanları gibi takdiri delillerle ispatlaması yeterli görülmemekte, banka dekontu, ibraname, yazılı ödeme belgesi gibi kesin ve yazılı bir delil sunması beklenmektedir. Katılanın, senede konu borcunu ödediğine dair yazılı bir delil ibraz edememesi halinde, sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.