Bir kamu görevini usulsüz olarak üstlenme suçunun (TCK m. 262) oluşabilmesi için failin sadece kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması yeterli midir? Suçun maddi unsurunun tamamlanması için hangi ek eylemin gerçekleşmesi gerekmektedir? Metindeki Yargıtay kararlarından örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #146779

Failin sadece kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması TCK m. 262'de düzenlenen suçun oluşması için yeterli değildir. Metinde (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kamu-gorevinin-memuriyetin-usulsuz-ustlenilmesi-sucu-cezasi.html) açıkça belirtildiği ve Yargıtay kararlarında (örn: Yargıtay 14. CD - Karar : 2018/2399, Yargıtay 5. CD - Karar: 2015/12347) vurgulandığı üzere, suçun maddi unsurunun tamamlanması için failin, üstlendiği kamu görevini 'fiilen yerine getirmeye teşebbüs etmesi' gerekmektedir. Yani, failin kendisine memur süsü vermesinin yanı sıra, o memurun görev alanına giren bir işlemi yapmaya kalkışması zorunludur. Örneğin, sadece 'Ben polisim' demek bu suçu oluşturmazken; 'Ben polisim' dedikten sonra bir aracı durdurup arama yapmaya veya kimlik sormaya kalkışmak, suçun maddi unsurunu oluşturur. Benzer şekilde, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin (Karar: 2013/10139) bir kararında, kendisini Yargıtay Savcısı olarak tanıtan kişinin ifade almaya çalışması, Yargıtay Savcısının böyle bir yetkisi olmadığından, üstlenilen memuriyete ait bir görevin yapılmaya kalkışılmadığı ve suçun oluşmadığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, eylemli bir görev ifası teşebbüsü şarttır.