CMK m. 223/9'a göre derhal beraat kararı verilebilecek bir durumda, aynı zamanda dava zamanaşımı da dolmuşsa, mahkeme hangi kararı vermelidir? Zamanaşımından düşme kararı mı, yoksa derhal beraat kararı mı? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #146778

Mahkeme, derhal beraat kararı vermelidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (CGK-K.2015/424) istikrar kazanmış kararlarına göre, derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesine göre önceliklidir. Çünkü beraat kararı, sanığın aklanması anlamına gelir ve lekelenmeme hakkı açısından daha lehe bir sonuç doğurur. Düşme kararı ise, suçun işlendiği ancak çeşitli usuli nedenlerle (af, şikayetten vazgeçme, zamanaşımı vb.) ceza verilemediği anlamına gelir ve sanığın aklanması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, CMK m. 223/2'de sayılan beraat nedenlerinden birinin varlığı (örneğin fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması) açıkça anlaşılıyorsa, mahkeme zamanaşımının dolduğunu tespit etse bile düşme kararı vermemeli, sanık lehine olan derhal beraat kararını tercih etmelidir.