Yargıtay, bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla cebir veya tehdit kullanan failin eyleminin, TCK m. 150/1 uyarınca tehdit veya kasten yaralama suçları kapsamında değerlendirileceğini, yağma suçunun oluşmayacağını belirtmektedir. Peki, failin alacağının miktarı ile mağdurdan cebir/tehditle aldığı malın/paranın değeri arasında fahiş bir fark olması durumunda TCK m. 150/1 yine de uygulanabilir mi? (Örneğin 1.000 TL alacağı için 50.000 TL değerinde bir malı gasp etmesi)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #146773

TCK m. 150/1'in uygulanabilmesi için failin amacının 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil' olması gerekir. Yargıtay içtihatlarında bu maddenin uygulanması için alacak ile alınan arasında bir denge ve orantı olması gerektiği kabul edilmektedir. Failin, alacağının çok üzerinde bir değeri hukuka aykırı bir şekilde elde etme kastıyla hareket etmesi durumunda, eylem artık sadece 'alacağı tahsil' amacını aşarak haksız bir menfaat temini, yani yağma suçunun manevi unsurunu barındırır hale gelir. Örnekteki gibi 1.000 TL'lik bir alacak için 50.000 TL değerinde bir malı gasp etme eyleminde, failin kastının alacağını tahsili aştığı ve artık yağma suçunu oluşturduğu kabul edilir. Bu durumda TCK m. 150/1'deki hafifletici nedenin uygulanma koşulları ortadan kalkar ve eylem, TCK m. 148 veya m. 149 kapsamında yağma suçu olarak nitelendirilir.