AİHM Akgün/Türkiye kararında, Türkiye'nin Sözleşme'nin 15. maddesi uyarınca yaptığı 'askıya alma bildirimi'nin, başvuranın tutuklanmasındaki makul şüphe yokluğunu haklı çıkarmadığı sonucuna nasıl ulaşmıştır?
AİHM, 15 Temmuz darbe girişiminin 'ulusun varlığını tehdit eden bir tehlike' olduğunu kabul etmekle birlikte, bu durumun yetkililere Sözleşme'nin 5/1-c maddesindeki asgari güvenceleri (yani makul şüphe) ortadan kaldıracak bir 'açık çek' vermediğini belirtmiştir. Makul şüphe, özgürlükten yoksun bırakmanın olmazsa olmaz koşuludur. Somut olayda, başvuranın tutuklanması, olağanüstü hal için çıkarılmış özel bir kanun hükmüne değil, her zaman yürürlükte olan CMK m. 100'e dayanmaktadır. Makul şüpheyi gösteren somut deliller olmadan yapılan bir tutuklamanın, durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olarak kabul edilemeyeceğine ve Sözleşme'nin 5. maddesinin özünü zedeleyeceğine karar vermiştir. (Akgün/Türkiye Kararı, para. 184)