Yargıtay, cinsel istismar suçunun işlenmesi sırasında mağdurun hareket özgürlüğünün kısa süreliğine kısıtlanmasını, ayrıca 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçu olarak değerlendiriyor mu?
Hayır, genellikle değerlendirmemektedir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/1403 ve 2016/10328 sayılı kararları gibi yerleşik içtihatlara göre, cinsel istismar suçunun işlenmesi sırasında ve bu eylemle sınırlı süreyle mağdurun iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılması (örneğin tutma, sarılma), bu suçun doğal bir unsurudur. Eğer hürriyeti kısıtlama, cinsel istismar eyleminin süresini aşan veya ondan bağımsız bir nitelik taşımıyorsa, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (TCK m. 109) ceza verilmez. Bu durum 'bileşik suç' veya 'fikri içtima' kuralları çerçevesinde çözülür.