AİHM Akgün/Türkiye kararında, ByLock'un 'münhasıran FETÖ/PDY üyeleri tarafından kullanıldığı' iddiasının, başvuranın tutuklandığı anda Sulh Ceza Hakimi tarafından kesin olarak bilinip bilinmediği neden önemli bulunmuştur?
Çünkü eğer bir iletişim aracının *sadece* belirli bir yasadışı örgüt tarafından kullanıldığı kesin ve somut delillerle sabitse, o aracı kullanan bir kişinin örgüte üye olduğuna dair bir şüphe daha makul kabul edilebilir. Ancak AİHM, tutuklama anında hakimin elinde bu 'münhasırlık' iddiasını destekleyecek yeterli, somut ve doğrulanmış bilgi olmadığını, sadece genel bir iddia olduğunu değerlendirmiştir. Bu da 'makul şüphe' standardının karşılanmadığı sonucuna katkıda bulunmuştur. (Akgün/Türkiye, §174-§175)