TCK Md. 53/1 kapsamındaki hak yoksunluklarından biri olan 'seçme ve seçilme ehliyetinden' yoksun bırakılma, Anayasa Mahkemesi kararları ışığında nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #146175

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları (TCK Md. 53, Dipnot 1 ve 2) sonucunda, seçilme ehliyetinden yoksunluk hapis cezasının otomatik ve kanuni bir sonucu olmaktan çıkmıştır. Seçme ehliyeti açısından da her hapis cezası otomatik bir kısıtlama getirmez. Bu konularda ilgili seçim kanunlarındaki (örn: Milletvekili Seçimi Kanunu, Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun) özel hükümlerin ve Anayasa'nın ilgili maddelerinin (örn: Anayasa Md. 67, 76) birlikte değerlendirilmesi gerekir. Yani, TCK Md. 53 tek başına bu hakların kısıtlanması için yeterli olmayıp, ilgili özel mevzuatın da bu yönde bir düzenleme içermesi ve Anayasal güvencelere uygun olması gerekir.