TCK Madde 53(1)(c) bendinde geçen 'Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan' yoksun bırakılma tedbirinin, TCK Madde 53(3) kapsamında hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün 'kendi altsoyu' üzerindeki yetkileri açısından uygulanmaması ne anlama gelmektedir? Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/33630 E., 2016/1459 K. (ve benzeri Y. 18. CD. E.2018/1423 K.2018/5147) kararlarında bu ayrım nasıl ifade edilmektedir?
TCK Madde 53(1)(c), kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak kişinin 'Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan' yoksun bırakılacağını düzenler. TCK Madde 53(3) ise bu genel kurala önemli bir istisna getirir: 'Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.' Bu istisnanın anlamı şudur: Normalde, bir kişi hapis cezasına mahkum olduğunda, TCK 53(1)(c) gereği hem kendi altsoyu (çocukları, torunları) hem de altsoyu dışındaki kişiler (örneğin, bir yakınının çocuğu için vasi atanmışsa) üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından ve hizmetlerinden yoksun kalır. Bu yoksunluk, TCK 53(2) uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam eder. Ancak, eğer hükümlünün hapis cezası ertelenmişse, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz ediliyorsa veya kişi koşullu salıverilmişse, TCK 53(3) devreye girer. Bu durumda: - Kendi Altsoyu Üzerindeki Yetkiler: Hükümlü, kendi altsoyu (çocukları, torunları) üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmaya devam eder. Yani, bu özel infaz rejimlerindeyken, çocuğunun velisi olmaktan veya çocuğuna vasi/kayyım olarak atanmışsa bu hizmeti yürütmekten yoksun bırakılmaz. - Altsoyu Dışındaki Kişiler Üzerindeki Yetkiler: TCK 53(3)'teki istisna sadece 'kendi altsoyu' ile sınırlıdır. Dolayısıyla, hükümlü bu özel infaz rejimlerindeyken bile, kendi altsoyu dışındaki kişiler üzerindeki vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan (TCK 53(1)(c) ve 53(2) gereği) cezasının infazı tamamlanıncaya (veya koşullu salıverme şartları devam ettiği sürece) kadar yoksun kalmaya devam eder. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/33630 E., 2016/1459 K. sayılı kararında (somut olay kısa süreli hapis cezasının ertelenmesiyle ilgili olsa da, aynı dairenin 2018/1423 E., 2018/5147 K. sayılı kararı bu ayrımı daha net yapar) ve benzer kararlarda bu ayrım genellikle şu şekilde ifade edilir: 'TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar (veya erteleme/denetimli serbestlik süresince), diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi...' Bu ifade, Yargıtay'ın TCK 53(3)'ü, altsoy ve diğerleri ayrımını yaparak uyguladığını göstermektedir. Koşullu salıverilme durumunda, altsoy üzerindeki yetkiler koşullu salıverilme ile birlikte geri dönerken, diğer kişiler üzerindeki yoksunluk asıl cezanın infazının tamamlanmasına (yani koşullu salıverme süresinin denetim altında başarıyla geçirilip cezanın infaz edilmiş sayılmasına) kadar devam edebilir.