TCK Madde 82(1)(j) 'Kan gütme saikiyle' öldürme ve TCK Madde 82(1)(k) 'Töre saikiyle' öldürme nitelikli halleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/1-530 E., 2014/1 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, 'haksız tahrik' hükümlerinin uygulanabilirliği açısından nasıl bir farklılık gösterir? Bu farklılığın temel nedeni nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145432

TCK Madde 82(1)(j) 'Kan gütme saikiyle' ve TCK Madde 82(1)(k) 'Töre saikiyle' öldürme, failin özel bir saikle hareket ettiği nitelikli hallerdir. Haksız tahrik (TCK Madde 29) hükümlerinin bu iki nitelikli hal açısından uygulanabilirliği konusunda Yargıtay içtihatlarında ve doktrinde farklı yaklaşımlar olsa da, YCGK'nın 2013/1-530 E., 2014/1 K. sayılı (ve benzeri) kararlarında ortaya konan genel eğilim ve madde gerekçelerindeki atıflar dikkate alındığında şu sonuçlara varılabilir: 1. Kan Gütme Saikiyle Öldürme (TCK 82/1-j): - Tanımı: Failin, daha önce öldürülen bir kimsenin intikamını almak için, ilk olayın doğurduğu elem ve infial geçtikten sonra, suçlunun mensubu bulunduğu gruptan birisini veya suçluyu öldürmesidir. - Haksız Tahrik: Kan gütme saiki, genellikle soğukkanlı bir planlama ve öç alma duygusuyla hareket etmeyi içerir. Fail, ilk öldürme olayından duyduğu her türlü acı, kızgınlık ve öfkeden arınarak, geleneklerin veya kendi intikam anlayışının etkisiyle bir 'görev' bilinciyle hareket eder. Bu durum, haksız tahrikin gerektirdiği 'hiddet veya şiddetli elem' haliyle bağdaşmaz. Dolayısıyla, kural olarak kan gütme saikiyle işlenen öldürme suçlarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması kabul edilmez. Çünkü fail, ani bir tepkiyle değil, belirli bir süre geçtikten ve intikam planı yaptıktan sonra eylemini gerçekleştirir. 2. Töre Saikiyle Öldürme (TCK 82/1-k): - Tanımı: Failin, ait olduğu toplulukta benimsenmiş bir töre gereği, bu töreye aykırı davrandığı düşünülen kişiyi öldürmeyi bir görev olarak addetmesi ve bu saikle hareket etmesidir. - Haksız Tahrik: TCK Madde 82'nin gerekçesinde (j) bendi (eski metinde kan gütme) ve (k) bendi (eski metinde töre) için 'Ancak, belirtilmelidir ki, haksız tahrikin koşullarının bulunduğu hâllerde, bu bent hükmü uygulanamaz.' ve 'Ancak, bu hükmün uygulanabilmesi için, somut olayda haksız tahrikin koşullarının bulunmaması gerekir.' ifadeleri yer almaktadır. Bu ifadeler, hem kan gütme hem de töre saikiyle öldürmede, eğer somut olayda haksız tahrikin koşulları (mağdurdan kaynaklanan haksız bir fiilin failde hiddet veya şiddetli elem yaratması) varsa, öncelikle haksız tahrik hükümlerinin değerlendirileceği, bu durumda bu nitelikli hallerin (kan gütme/töre saiki) uygulanamayacağı şeklinde yorumlanabilir. Yani, eğer mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan bir fiil varsa, failin eylemi artık münhasıran kan gütme veya töre saikinden kaynaklanmış sayılmaz; aynı zamanda bu haksız fiile bir tepki niteliği de taşır. Farklılığın Temel Nedeni: Her iki saik de failin özel bir güdüyle hareket ettiğini gösterse de, madde gerekçesindeki bu özel vurgu, haksız tahrikin varlığı halinde bu nitelikli hallerin geri plana itilmesi gerektiğini düşündürmektedir. Temel neden şudur: Haksız tahrik, failin kusurunu azaltan genel bir sebeptir ve mağdurdan kaynaklanan haksız bir eyleme dayanır. Kan gütme ve töre saiki ise, failin kendi iç dünyasından veya mensup olduğu topluluğun baskısından kaynaklanan ve suçu ağırlaştıran özel saiklerdir. Eğer mağdurdan kaynaklanan ve failde hiddet veya şiddetli elem yaratan bir haksız fiil varsa, failin eylemi artık 'münhasıran' kan gütme veya töre saikiyle işlenmiş olmaz. Bu durumda, haksız tahrikin varlığı, bu özel ağırlaştırıcı nedenlerin uygulanmasına engel teşkil edebilir. Çünkü failin eyleminin temelinde mağdurun haksız fiili yatmaktadır ve bu durum failin kusurunu azaltır. Kusuru azalan bir failin eyleminin aynı zamanda kan gütme veya töre gibi ağırlaştırıcı bir saikle işlendiğini kabul etmek çelişkili olabilir. Ancak, Yargıtay uygulamalarında kan gütme saikinin haksız tahrikle bağdaşmayacağı daha kesin bir şekilde kabul edilirken, töre saikiyle ilgili olarak gerekçedeki bu ifadenin nasıl yorumlanacağı somut olayın özelliklerine göre değişebilir. Eğer töre gereği işlenen fiil, aynı zamanda mağdurun bir haksız eylemine tepki niteliğindeyse, haksız tahrik tartışılabilir. Fakat genellikle töre cinayetleri, mağdurun töreye aykırı sayılan bir davranışı (örneğin, aile izni olmadan evlenmesi) üzerine, planlı ve soğukkanlı bir şekilde işlendiği için haksız tahrik koşulları oluşmaz.