TCK Madde 53(6)'da 'bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir' denilmektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/302 E., 2017/3013 K. sayılı kararında, müteahhitlik yapan sanığın meslek icrasından yasaklanması kararı neden hukuka aykırı bulunmuştur? Bu karar, 'meslek veya sanat' kavramının yorumlanmasında hangi kriterin altını çizmektedir?
TCK Madde 53(6), belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğini düzenler. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/302 E., 2017/3013 K. sayılı kararında, mimar olup müteahhitlik yapan sanığın, taksirle yaralama suçundan mahkumiyeti sonrası '6 ay süreyle inşaat mühendisliği ve müteahhitlik yapmaktan yasaklanmasına' karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma gerekçesi olarak Yargıtay, 'bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, mimar olup, müteahhitlik yapan sanığın, müteahhitlik işini yapmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı gözetilmeden...' ifadesini kullanmıştır. Bu karar, TCK 53(6) anlamında yasaklanabilecek 'meslek veya sanat' kavramının yorumlanmasında önemli bir kriterin altını çizmektedir: Ruhsatnameye Bağlı Olma. Yargıtay'a göre, bir mesleğin TCK 53(6) kapsamında icrasının yasaklanabilmesi için, o mesleğin icrasının bir ruhsatnameye, izne veya resmi bir yetkilendirmeye bağlı olması gerekmektedir. Müteahhitlik, (o dönemki ve mevcut düzenlemelere göre) doğrudan bir ruhsatnameye bağlı bir meslek olarak değil, daha çok ticari bir faaliyet ve belirli yeterliliklere (mali, teknik vb.) sahip olmayı gerektiren bir iş kolu olarak değerlendirilmiştir. İnşaat mühendisliği ise ruhsatnameye (diploma ve oda kaydı gibi) bağlı bir meslektir. Bu karardan çıkarılacak sonuçlar şunlardır: 1. TCK 53(6)'daki 'meslek veya sanat' ibaresi geniş yorumlanmamalıdır. 2. Bir faaliyetin bu madde kapsamında 'meslek veya sanat' sayılabilmesi için, icrasının kamu otoritesi tarafından verilen bir izne, ruhsata veya yetkiye bağlanmış olması önemli bir göstergedir. 3. Herhangi bir ticari faaliyet veya iş, bu madde anlamında otomatik olarak 'meslek veya sanat' kabul edilmeyebilir. Dolayısıyla, Yargıtay, bu kararıyla 'meslek veya sanat' kavramını, kamu düzeni ve güvenliği açısından özel bir dikkat ve özen gerektiren, genellikle belirli bir eğitim, yeterlilik ve resmi izinle icra edilebilen faaliyetlerle sınırlı tutma eğiliminde olduğunu göstermiştir. Sürücü belgesinin geri alınması da zaten trafik düzeniyle ilgili, ruhsata (sürücü belgesine) bağlı bir yetkinin kısıtlanmasıdır.