TCK Madde 53(2) hükmü 'Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.' şeklindedir. Anayasa Mahkemesi'nin 8/10/2015 tarihli E.2014/140, K.2015/85 sayılı kararıyla bu fıkra, TCK 53(1)(b) bendindeki 'Seçme ve seçilme ehliyetinden...' ibaresi yönünden iptal edilmiştir. Bu iptal kararının, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksunluğun süresi açısından pratikte nasıl bir sonuç doğurduğunu ve Anayasa'nın 76. maddesiyle ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145428

TCK Madde 53(2), TCK 53(1)'de sayılan hak yoksunluklarının genel süresini, hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar olarak belirlemiştir. Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 8/10/2015 tarihli E.2014/140, K.2015/85 sayılı kararıyla TCK 53(2) fıkrası, TCK 53(1)(b)'deki 'Seçme ve seçilme ehliyetinden...' ibaresi yönünden iptal edilmiştir. Bu iptalin pratikteki sonuçları ve Anayasa'nın 76. maddesiyle ilişkisi şöyledir: 1. İptalin Doğrudan Sonucu: İptal kararı, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksunluğun TCK 53(2) uyarınca 'hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar' sürmesi kuralının, bu haklar açısından Anayasa'ya aykırı bulunduğu anlamına gelir. Yani, bir kişi hapis cezasına mahkum olsa bile, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksunluğunun otomatik olarak ve her durumda infazın sonuna kadar devam edeceği söylenemez. 2. Yasal Boşluk ve Belirsizlik İddiası: Bu iptal, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksunluğun ne kadar süreceği konusunda TCK açısından bir belirsizlik yaratmış gibi görünebilir. Çünkü bu haklar için TCK 53(2)'deki genel süre kuralı ortadan kalkmıştır. 3. Anayasa Madde 76 ile İlişki: Ancak, bu durum Anayasa'nın 76. maddesi ile birlikte değerlendirilmelidir. Anayasa'nın 76. maddesi, milletvekili seçilme yeterliliğini düzenlerken, 'taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; ... zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.' demektedir. - Bu madde, belirli suçlardan mahkûmiyet halinde, milletvekili seçilme ehliyetinden 'sürekli' bir yoksunluk öngörmektedir. Bu yoksunluk, affa uğramış olmayı dahi etkilemektedir. - Dolayısıyla, AYM'nin TCK 53(2)'yi seçme ve seçilme ehliyeti yönünden iptal etmesi, Anayasa'nın 76. maddesindeki bu özel ve sürekli yoksunluk hallerini ortadan kaldırmaz. 4. Pratikteki Durum: - Anayasa md. 76 kapsamına giren suçlardan mahkûmiyet halinde, seçilme ehliyetinden yoksunluk, TCK'dan bağımsız olarak Anayasa gereği sürekli olacaktır. - Anayasa md. 76 kapsamına girmeyen diğer kasıtlı suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûmiyet halinde ise, TCK 53(2)'nin iptali nedeniyle 'infazın sonuna kadar' yoksunluk kuralı doğrudan uygulanamaz. Bu durumda mahkemelerin, AYM'nin iptal gerekçelerini (ölçülülük, hakkın özüne dokunma vb.) ve her olayın özelliğini dikkate alarak bir değerlendirme yapması beklenebilir. Ancak, genellikle bu tür durumlarda da Adli Sicil Kanunu ve ilgili diğer mevzuat hükümleri (örneğin, siyasi partiler kanunu, seçim kanunları) devreye girerek belirli sürelerle veya koşullarla bu hakların kullanımını kısıtlayabilir. - Seçme ehliyeti açısından ise, Anayasa'da milletvekili seçilme ehliyetindeki gibi kesin ve sürekli yasaklılık halleri bulunmamaktadır. Bu nedenle TCK 53(2)'nin iptali, seçme ehliyetinden yoksunluğun süresi konusunda daha belirgin bir etki yaratmış olabilir ve bu yoksunluğun daha kısa süreli veya koşullu olması gerektiği sonucunu doğurabilir. Sonuç olarak, AYM iptali, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksunluğun otomatik ve infaz sonuna kadar süren bir sonuç olmaktan çıktığını göstermiş, ancak özellikle seçilme ehliyeti açısından Anayasa'nın 76. maddesindeki amir hükümlerin varlığı devam etmektedir. Mahkemeler, bu karmaşık etkileşimi her olayda dikkatle değerlendirmelidir.