TCK Madde 103(1) son cümlesi uyarınca, 'Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.' Bu hükmün, failin yetişkin olduğu sarkıntılık suçlarından temel farkı nedir ve bu düzenlemenin ceza muhakemesi hukuku açısından önemi nedir?
TCK Madde 103(1) son cümlesindeki düzenleme, sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel istismar suçunda özel bir muhakeme koşulu getirmektedir. Temel farklar ve önemi şunlardır: 1. Failin Çocuk Olması Şartı: Bu özel şikâyet koşulu, yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel istismar suçunun failinin de 'çocuk' (TCK Madde 6/1-c uyarınca 18 yaşını doldurmamış kişi) olması durumunda geçerlidir. 2. Yetişkin Faillerden Farkı: Eğer sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel istismar suçunun faili bir yetişkin ise, bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi değildir; re'sen takip edilir. TCK 103'te genel olarak cinsel istismar suçları (sarkıntılık dahil) şikâyete bağlanmamıştır. Bu cümle, failin çocuk olduğu spesifik bir durum için istisna getirmiştir. 3. Şikâyet Hakkı Sahipleri: Failin çocuk olduğu sarkıntılık suçunda şikâyet hakkı mağdura, velisine veya vasisine tanınmıştır. 4. Düzenlemenin Amacı: Bu düzenlemenin temel amacı, faili de çocuk olan ve nispeten daha az vahim nitelikteki (sarkıntılık düzeyindeki) cinsel eylemlerde, olayın adli bir sürece taşınmasının çocuklar üzerindeki olası olumsuz etkilerini (ikincil örselenme, damgalanma vb.) dikkate alarak, mağdur ve ailesine bir takdir alanı bırakmaktır. Çocuk adalet sisteminin onarıcı adalet ve çocuğun üstün yararı ilkeleriyle de uyumludur. 5. Ceza Muhakemesi Hukuku Açısından Önemi: - Soruşturma ve Kovuşturma Koşulu: Şikâyet, bu özel durumda bir soruşturma ve kovuşturma şartıdır. Şikâyet yoksa veya süresi içinde (TCK 73) yapılmamışsa ya da şikâyetten vazgeçilmişse, kamu davası açılamaz; açılmışsa düşer. - Uzlaştırma: TCK 103 kapsamındaki suçlar kural olarak uzlaştırma kapsamında değildir. Ancak bu özel hükümle şikâyete bağlanmış olması, CMK 253. madde kapsamında uzlaştırmaya tabi olup olmadığı tartışmasını gündeme getirebilir. Ancak cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar genel olarak uzlaştırma dışı bırakıldığı için, bu hükme rağmen uzlaştırmanın mümkün olmadığı görüşü ağırlıktadır. Bu hüküm, çocuk faillerin karıştığı daha az ciddi cinsel eylemlerde, ceza adalet sisteminin müdahalesini mağdur ve ailesinin iradesine bağlayarak, her olayın kendi özelinde değerlendirilmesine ve daha esnek çözümler üretilmesine olanak tanımayı amaçlamaktadır.