TCK Madde 53(1) ve (2) hükümleri ile Anayasa Mahkemesi'nin 8/10/2015 tarihli E.2014/140, K.2015/85 sayılı iptal kararları birlikte değerlendirildiğinde, 'seçme ve seçilme ehliyetinden' yoksun bırakılma tedbirinin uygulanma koşulları ve süresi nasıl şekillenmiştir? Yargıtay 18. Ceza Dairesi Esas: 2018/1423 Karar: 2018/5147 sayılı kararında bu konuda nasıl bir düzeltme yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145419

TCK Madde 53(1)(b) uyarınca kişi, kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 'seçme ve seçilme ehliyetinden' yoksun bırakılır ve TCK 53(2) bu yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğini belirtir. Anayasa Mahkemesi'nin 8/10/2015 tarihli E.2014/140, K.2015/85 sayılı kararı bu konuda önemli değişiklikler getirmiştir: 1. TCK 53(1)'deki 'Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;…' bölümü, aynı fıkranın (b) bendindeki '…seçilme ehliyetinden…' ibaresi yönünden iptal edilmiştir. Bu, seçilme ehliyetinden yoksunluğun artık otomatik bir sonuç olmayıp, mahkemenin somut olaya göre takdir edip ayrıca hükmetmesi gereken bir durum olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. 2. TCK 53(1)'deki '…hapis cezasına…' ibaresi, (b) bendindeki 'Seçme ve…' ibaresi yönünden iptal edilmiştir. Benzer şekilde, seçme ehliyetinden yoksunluğun da otomatik bir sonuç olmaktan çıktığı anlaşılmaktadır. 3. TCK 53(1)'deki '…ve diğer siyasi hakları kullanmaktan' ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrası (yoksunluğun süresini düzenleyen fıkra), birinci fıkranın (b) bendinde yer alan 'Seçme ve seçilme ehliyetinden…' ibaresi yönünden iptal edilmiştir. Bu, seçme ve seçilme ehliyetine ilişkin yoksunluğun TCK 53(2)'de belirtilen 'infaz tamamlanıncaya kadar' sürmesi kuralının bu haklar açısından Anayasa'ya aykırı bulunduğu anlamına gelir. Bu iptaller sonucunda, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksun bırakılma konusunda mahkemelerin daha dikkatli olması, bu yoksunluklara otomatik olarak değil, her olayın özelliğine göre ve Anayasal güvenceleri (özellikle Anayasa md. 67) dikkate alarak karar vermesi gerekmektedir. Süre konusunda ise, TCK 53(2)'nin bu haklar yönünden iptali nedeniyle, bu yoksunlukların ne kadar süreceği konusunda bir yasal boşluk oluşmuş veya en azından infazın tamamlanmasına kadar sürmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, Anayasa'nın milletvekili seçilme yeterliliğine ilişkin 76. maddesindeki düzenlemelerle (belirli suçlardan mahkum olanların sürekli yoksunluğu) birlikte değerlendirilmelidir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi Esas: 2018/1423 Karar: 2018/5147 sayılı kararında, TCK 53/1-b maddesinin AYM kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalktığı belirtilmiş ve hükümden 'TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına' ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle düzeltme yapılmıştır. Bu, Yargıtay'ın AYM iptalini, seçme ve seçilme ehliyetinden yoksun bırakılmaya dair hükmün artık uygulanamayacağı şeklinde yorumladığını gösterir. Ancak, bu yorumun Anayasa md. 76'daki özel düzenlemelerle nasıl bağdaştığı her somut olayda ayrıca tartışılabilir.