Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/193 E., 2022/193 K. sayılı kararında TCK Madde 103(3)(b) bendindeki 'insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle' işlenen cinsel istismar suçunun nitelikli hali tartışılmıştır. Kararda, belediye otobüsünde işlenen bir cinsel istismar eyleminde bu bendin neden uygulanamayacağı açıklanmıştır? 'Yaşama zorunluluğu' unsuru bu kararda nasıl yorumlanmıştır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/193 E., 2022/193 K. sayılı kararında, TCK 103(3)(b) bendinin uygulanabilmesi için aranan koşullar ve bu koşulların belediye otobüsü gibi ortamlar için geçerli olup olmadığı detaylıca incelenmiştir. Kararda belediye otobüsünde işlenen bir cinsel istismar eyleminde bu bendin uygulanamamasının temel nedeni, 'yaşama zorunluluğu' unsurunun gerçekleşmemesidir. YCGK'nın argümanları şöyledir: 1. Ortamın Niteliği: Kanun metni, suçun işlendiği yerin sadece insanların toplu olarak bir arada bulunduğu bir yer olmasını yeterli görmemiş, bu ortamın 'insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu' bir ortam olmasını aramıştır. Hükümet tasarısı gerekçesinde bu tür yerlere örnek olarak yetiştirme yurdu, ceza infaz kurumu, öğrenci yurdu, okul pansiyonu ve hastane gibi yerler gösterilmiştir. 2. İradi Bulunma vs. Zorunluluk: Belediye otobüsü, insanların kendi inisiyatifleri doğrultusunda, belirli bir amaç için (ulaşım) geçici süreyle bir araya geldikleri bir yerdir. Bu ortamda bir arada bulunmada kanunun aradığı anlamda bir 'yaşama zorunluluğu' söz konusu değildir. İnsanlar bu ortamlarda yaşamamakta, sadece belirli bir süre için bulunmaktadırlar. YCGK, yılbaşı kutlaması, konser, maç, miting alanı gibi insanların iradi ve geçici olarak bir araya geldiği ortamlarda da bu nitelikli halin uygulanamayacağını belirtmiştir. 3. Kanunilik İlkesi ve Kıyas Yasağı: TCK'nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesi ve kıyas yasağı gereği, suç ve ceza içeren hükümlerin kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamayacağı vurgulanmıştır. 'Yaşama zorunluluğu' ifadesi açık olduğundan, bu ifadenin kapsamını genişleterek belediye otobüsü gibi yerleri de dahil etmek mümkün değildir. 4. Kolaylıktan Faydalanma Unsuru Yeterli Değil: Otobüsün kalabalık olması nedeniyle cinsel eylemin bu durumun sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlendiği kabul edilse dahi, 'yaşama zorunluluğu' şeklindeki diğer aranan koşul gerçekleşmediği için bu bent uygulanamaz. Sonuç olarak YCGK, TCK 103(3)(b)'nin uygulanabilmesi için hem 'toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğu bulunan bir ortam' hem de 'bu ortamın sağladığı kolaylıktan faydalanma' unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, belediye otobüsünün bu tanıma uymadığını belirtmiştir.