TCK Madde 82(1)(d) bendinde sayılan 'üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı' kasten öldürme fiilinin nitelikli hal sayılmasının temel gerekçesi nedir? Bu bendin uygulanmasında 'boşandığı eş' ifadesinin kapsamı ve zaman sınırı hakkında doktrin ve Yargıtay içtihatlarında bir tartışma var mıdır?
TCK Madde 82(1)(d) bendinde, kasten öldürme suçunun üstsoy (anne, baba, dede vb.), altsoy (çocuk, torun vb.), eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı işlenmesi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren bir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Temel Gerekçe: Bu nitelikli halin temel gerekçesi, bu kişiler arasındaki yakın ilişki nedeniyle var olması beklenen özel güven, sevgi, saygı ve koruma yükümlülüğünün fail tarafından ihlal edilmesidir. Kanun koyucu, bu tür yakınlara karşı işlenen öldürme fiillerini, toplum vicdanında daha ağır bir tepki uyandırdığı ve failin daha yüksek bir ahlaki kötülüğe sahip olduğunu gösterdiği için daha ağır cezalandırmayı uygun görmüştür. Bu kişiler, genellikle faile karşı daha savunmasız bir konumda olabilirler ve fail bu durumu kötüye kullanmış olabilir. 'Boşandığı Eş' İfadesinin Kapsamı ve Zaman Sınırı: TCK 82/1-d'ye 6545 sayılı Kanun ile 'boşandığı eş' ibaresi eklenmiştir. Bu ekleme, boşanmış olsalar dahi eski eşler arasında devam edebilen husumetler, duygusal bağlar veya ortak çocuklar nedeniyle ortaya çıkabilen ve ölümle sonuçlanabilen şiddet olaylarına karşı caydırıcılığı artırma amacı taşımaktadır. Doktrin ve Yargıtay içtihatlarında 'boşandığı eş' ifadesinin uygulanmasında kesin bir zaman sınırı olup olmadığı konusunda net bir görüş birliği olmasa da, genel eğilim şudur: 1. Nedensellik Bağı: Öldürme fiili ile daha önceki evlilik birliği arasında bir nedensellik bağının olması aranabilir. Yani, cinayetin sebebi, geçmişteki evlilik ilişkisinden kaynaklanan bir durum (örneğin, mal paylaşımı, nafaka, çocukların velayeti, kıskançlık, boşanmanın hazmedilememesi gibi) olmalıdır. Eğer öldürme, boşanmadan çok uzun bir süre sonra ve evlilikle hiçbir ilgisi olmayan tamamen yeni bir sebepten kaynaklanıyorsa, bu bendin uygulanması tartışmalı hale gelebilir. 2. Zaman Sınırı: Kanunda açık bir zaman sınırı öngörülmemiştir. Bu nedenle, her olayın kendi özel koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir. Boşanmanın üzerinden çok uzun bir zaman geçmiş olması ve taraflar arasında evlilikten kaynaklanan hiçbir bağ veya sorunun kalmamış olması durumunda, bu nitelikli halin uygulanması zorlaşabilir. Ancak Yargıtay, genellikle boşanmanın üzerinden makul olmayan bir süre geçmemişse ve fiil eski evlilikle bağlantılıysa bu bendi uygulama eğilimindedir. Uygulamada, 'boşandığı eş'e karşı işlenen cinayetlerde bu nitelikli halin uygulanıp uygulanmayacağı, olayın oluş şekli, cinayetin nedeni ve boşanma ile cinayet arasındaki zaman ve nedensellik bağı dikkate alınarak mahkemelerce takdir edilmektedir. Doktrinde, bu ifadenin çok geniş yorumlanarak, boşanmadan yıllar sonra tamamen farklı bir nedenle işlenen cinayetlere de teşmil edilmesinin ceza hukukunun güvence fonksiyonuyla bağdaşmayacağı yönünde eleştiriler de bulunmaktadır.