Çocuğun cinsel istismarı suçlarında mağdurun yaşının tespiti neden kritik öneme sahiptir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/100 E., 2021/321 K. sayılı kararında, mağdurun yaşının tespiti konusunda nasıl bir araştırma yapılması gerektiği belirtilmiştir?
Mağdurun yaşının tespiti, TCK Madde 103 ve 104 kapsamındaki suçların vasıflandırılması, uygulanacak ceza miktarı ve hatta eylemin suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Zira: 1. TCK 103(1)(a)'ya göre, on beş yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, rızaları olsa dahi cinsel istismar suçunu oluşturur. 2. TCK 103(1)(b)'ye göre, on beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını tamamlamamış çocuklara karşı ise cinsel davranışların suç sayılabilmesi için cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayanması gerekir. 3. TCK 104, on beş yaşını bitirmiş çocukla rızasıyla cinsel ilişkide bulunmayı ayrı bir suç olarak (şikâyete bağlı) düzenler. 4. TCK 103(1) son cümle ve TCK 103(2) son cümlede mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması daha ağır cezayı gerektiren bir hal olarak öngörülmüştür. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/100 E., 2021/321 K. sayılı kararında, mağdurun yaşının şüpheli olduğu durumlarda yapılması gereken araştırmalar detaylı bir şekilde sıralanmıştır. Mağdurun beyanları, sanığın savunmaları ve mahkemenin gözlemi dikkate alındığında yaş konusunda tereddüt varsa: a) Mağdurun mernis doğum tutanağı temin edilerek resmi bir sağlık kuruluşunda doğup doğmadığı araştırılmalı, b) Resmi bir sağlık kuruluşunda doğmadığının anlaşılması hâlinde mağdurun anne ve babası, doğum tarihinin belirlenmesi konusunda dinlenmeli ve bu hususta varsa bilgisi olan diğer kişiler tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanları alınmalı, c) Mağdurenin aşı, okul kayıtları gibi diğer belgeler ve deliller de temin edilmeli, d) Tüm bunlardan sonra mağdurun yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilerek tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu bir sağlık kurulundan rapor alınmalı, e) Duraksama hâlinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan görüş istenilerek mağdurun gerçek yaşı bilimsel olarak tespit edilmelidir. Bu araştırmalar yapılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.