TCK Madde 103(2)'de düzenlenen 'cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi' halinin, aynı maddenin birinci fıkrasında düzenlenen basit halinden temel farkları nelerdir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/338 sayılı kararı, bu nitelikli halin oluşumu için 'kızlık zarının bozulması' şartını aramış mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145395

TCK Madde 103(2)'deki nitelikli halin, birinci fıkradaki basit cinsel istismar suçundan temel farkları şunlardır: 1. Maddi Unsur: Basit cinsel istismarda (TCK 103/1) cinsel davranışın organ ya da sair bir cisim sokulmadan vücut dokunulmazlığının ihlali şeklinde işlenmesi söz konusudur. TCK 103(2)'de ise maddi unsur, vücuda organ ya da sair bir cisim sokulmasıdır. 2. Failin Kastı: Basit cinsel istismarda failin kastı cinsel arzuları tatmin amacına yönelik olmalıdır. TCK 103(2)'deki nitelikli halde ise, failin kastının vücuda organ ya da sair bir cisim sokma eyleminin gerçekleştirilmesine yönelik olması yeterlidir; eylemin cinsel arzularının tatmini amacına yönelik olması şart değildir (madde metninde 'sair bir cisim' ibaresi de bunu destekler). 3. Ceza Miktarı: TCK 103(2) için öngörülen ceza (on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis), TCK 103(1)'deki temel şekle (sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis) göre önemli ölçüde daha ağırdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/338 sayılı kararında, TCK 103(2)'deki nitelikli halin oluşumu için 'kızlık zarının bozulması' şartının aranmadığı açıkça belirtilmiştir. Karara göre, 'Nitelikli halin oluşması için vücuda sokulan organ veya cismin girmesi yeterli olup ne kadar girdiğinin ya da örneğin vajinaya sokulan cisim veya organın kızlık zarına ulaşıp ulaşmadığı, kızlık zarının bozulup bozulmadığı önemli değildir.' Bu içtihat, vücuda kısmen de olsa bir organ veya cismin sokulmasının bu nitelikli halin oluşumu için yeterli olduğunu vurgulamaktadır.