TCK Madde 103(1)'de düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçu ile 'sarkıntılık' hali arasındaki ayrım Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/47 E., 2020/244 K. sayılı kararında nasıl tanımlanmıştır? 'Ani ve kesiklik gösteren' hareketlerin bu ayrımdaki rolü nedir?
YCGK 2019/47 E., 2020/244 K. sayılı kararında sarkıntılık, 'belirli bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ani ve kesiklik gösteren, devamlılık arz etmeyen hareket ya da hareketler' olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre, sarkıntılık ile çocuğun basit cinsel istismarı (TCK 103/1 ilk cümle) arasındaki temel ayrım, eylemin niteliği ve süresindedir: 1. Sarkıntılık: Fiillerin kısa süreli, ani, kesintili olması ve fail tarafından kendiliğinden sonlandırılması gibi kriterlere dayanır. Temas genellikle anlık ve geçicidir. Örnek olarak, mağdurun kalçasına dokunup kaçmak, yanağından aniden öpmek verilebilir. Bedensel temas şarttır. 2. Çocuğun Basit Cinsel İstismarı: Eylemler sarkıntılık düzeyini aşan, daha yoğun, etkili ve devamlılık gösteren cinsel davranışlardır. Mağdurun vücuduna temas içeren ve sırnaşık hareketlerle gerçekleştirilen, ani olmayan, süreklilik gösteren şehevi hareketlerdir. Birbirini takiben yapılıp mağdurun vücudunun birçok değişik bölgesine dokunma eylemleri ani ve kesintili sayılamaz. Örnek olarak, mağdurun önce yanağını öpüp sonra vücudunu okşayıp kucağına oturtması, elbiselerini çıkararak cinsel organıyla sürtünmesi gibi davranışlar verilebilir. 'Ani ve kesiklik gösteren' hareketler, eylemin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığının değerlendirilmesinde kilit bir rol oynar. Eğer cinsel temas ani, kesintili ve kısa süreli ise sarkıntılık; eğer temas daha ısrarcı, devamlı ve yoğun ise basit cinsel istismar suçu oluşur.