TCK Madde 53(1)'de belirtilen hak yoksunluklarının 'hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu' olarak ortaya çıkması ne anlama gelmektedir ve bu durum, mahkemenin takdir yetkisini nasıl etkiler? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/24 sayılı kararı bu konuya nasıl bir ışık tutmaktadır?
TCK Madde 53(1)'deki hak yoksunluklarının 'hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu' olması, bu yoksunlukların ayrıca bir mahkeme kararına gerek olmaksızın, hapis cezasına mahkûmiyetle birlikte kendiliğinden doğacağı anlamına gelir. Mahkemenin bu konuda bir takdir yetkisi bulunmamaktadır; hapis cezası verildiğinde bu yoksunluklar otomatik olarak uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/24 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, 'Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma' başlığı altında düzenlenen bu hak mahrumiyetleri, mahkûmiyetin yasal ve doğal sonucu olduğundan, kararda gösterilmemiş olsa bile hükümlü açısından aleyhe değiştirmeme yasağına konu olamazlar ve her zaman infaz edilebilirler. Ancak, CGK aynı kararda, hükmün başka bir nedenle bozulması halinde TCK'nın 53. maddesinin yanlış uygulanmasının da bozma nedeni yapılacağını belirtmiştir. Bu durum, yoksunluğun kendiliğinden doğmasına rağmen, doğru bir şekilde hükümde belirtilmesinin usuli bir gereklilik olduğunu, ancak yokluğunun tek başına bozma nedeni sayılmayacağını, infaz aşamasında dikkate alınabileceğini gösterir.