TCK m. 53/5 uyarınca verilen hak yoksunluğu ile TCK m. 53/6 uyarınca verilen hak yoksunluğu (meslek veya sanatın icrasının yasaklanması ya da sürücü belgesinin geri alınması) arasında, sürelerin başlangıcı ve işleyişi açısından ne gibi farklar vardır?
Bu iki fıkra arasında sürelerin başlangıcı ve işleyişi açısından önemli farklar bulunmaktadır: 1) TCK m. 53/5 (Kasıtlı Suçlarda): Bu fıkradaki yasaklamanın süresi, 'adli para cezasının tamamen infazından' veya 'hapis cezasının infazından sonra' işlemeye başlar. Yani, bu tedbir, ana cezanın infazı bittikten sonra başlayan, ek ve müstakil bir güvenlik tedbiridir. Örneğin, 2 yıl hapis ve 2 yıl hak yasaklaması alan kişi, hapis cezasını çektikten sonra 2 yıllık yasaklama süresine tabi olur. 2) TCK m. 53/6 (Taksirli Suçlarda): Bu fıkradaki yasaklama ve geri alma, 'hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer'. Ancak, sürenin geri sayımı, tıpkı 5. fıkradaki gibi, 'cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar'. İki fıkra arasındaki temel fark, 6. fıkrada tedbirin 'yürürlüğe girmesinin' hükmün kesinleşmesiyle başladığının açıkça belirtilmesidir. Bu, şu anlama gelir: Sürücü belgesi geri alınan kişi, hüküm kesinleştiği andan itibaren araç kullanamaz. Ancak, mahkemenin verdiği 1 yıllık geri alma süresi, hapis cezasını çektikten sonra işlemeye başlayacaktır. Yani kişi, hem hapis yattığı süre boyunca hem de sonraki 1 yıl boyunca araç kullanamaz. 5. fıkrada ise yasaklama doğrudan infazdan sonra başlar. Bu ince fark, tedbirin fiili olarak uygulanmaya başlama anı ile sürenin hukuken işlemeye başlama anı arasındaki ayrımı ortaya koymaktadır.