TCK m. 103/4'e göre, cinsel istismarın 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı 'cebir veya tehdit' kullanılarak işlenmesi cezayı artıran bir nitelikli haldir. Oysa bu yaş grubundaki çocuklara karşı yapılan her türlü cinsel davranış zaten istismar sayılmaktadır. Kanun koyucunun, rızası zaten geçersiz olan bir çocuğa karşı cebir veya tehdit kullanılmasını ayrıca bir nitelikli hal olarak düzenlemesinin amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145340

Kanun koyucunun bu düzenlemeyi yapmasının temel amacı, eylemin haksızlık içeriğindeki artışı ve failin tehlikeliliğini ayrıca cezalandırmaktır. Gerekçeleri şunlardır: 1) Haksızlık İçeriğinin Artması: 15 yaşını tamamlamamış bir çocuğa karşı cinsel davranışta bulunmak, başlı başına ağır bir suçtur. Ancak bu eylemin, çocuğun direncini kırmak için ayrıca fiziksel güç (cebir) veya korkutma (tehdit) kullanılarak gerçekleştirilmesi, eylemin vahametini ve çocuk üzerinde yarattığı travmayı katbekat artırır. Fail, sadece çocuğun cinsel dokunulmazlığını değil, aynı zamanda vücut bütünlüğünü ve irade özgürlüğünü de doğrudan hedef almaktadır. Bu ek haksızlık, daha ağır bir cezayı gerektirir. 2) Failin Tehlikeliliği: Çocuğu kandırarak veya rızası varmış gibi göstererek istismarda bulunan bir fail ile ona fiziksel şiddet uygulayarak veya ölümle tehdit ederek istismarda bulunan bir failin tehlikelilik derecesi aynı değildir. Cebir veya tehdit kullanılması, failin suç işleme kararlılığının ve acımasızlığının daha yoğun olduğunu gösterir. Kanun koyucu, bu daha tehlikeli fail tipini, daha ağır bir yaptırımla karşılamayı amaçlamıştır. Kısacası, TCK m. 103/1-a, çocuğun rızasının yok sayılmasıyla cinsel dokunulmazlığı korurken; TCK m. 103/4, bu suça eklenen cebir veya tehdit eyleminin yarattığı ek haksızlığı ve tehlikeliliği cezalandıran, kümülatif bir ağırlaştırıcı nedendir.