TCK m. 82/1-j'de düzenlenen 'kan gütme saikiyle' öldürme ile TCK m. 29'da düzenlenen 'haksız tahrik' kurumları bir arada uygulanabilir mi? Bu iki hukuki kurumun temelindeki psikolojik durumları karşılaştırınız.
Hayır, kural olarak bu iki kurum bir arada uygulanamaz. Çünkü temelindeki psikolojik durumlar ve saikler birbirine zıttır. 1) Kan Gütme Saiki (TCK m. 82/1-j): Bu nitelikli hal, failin önceki bir öldürme olayının intikamını almak amacıyla, ilk olayın yarattığı ani 'hiddet veya şiddetli elem' hali geçtikten sonra, soğukkanlı bir şekilde ve adeta bir 'görevi' yerine getirme bilinciyle hareket etmesini gerektirir. Burada fail, öç alma düşüncesiyle hareket eder ve eylemin arkasında planlı, soğukkanlı bir irade vardır. 2) Haksız Tahrik (TCK m. 29): Bu kurum ise, failin, maruz kaldığı haksız bir fiilin yarattığı 'hiddet veya şiddetli elem' altında, yani ani bir öfke ve gazap halindeyken suçu işlemesini ifade eder. Burada failin iradesi, haksız fiilin yarattığı yoğun psikolojik etki nedeniyle zayıflamıştır ve eylem soğukkanlılıktan uzaktır. Görüldüğü üzere, kan gütme saiki 'soğukkanlılık' ve 'görev bilinci' gerektirirken, haksız tahrik 'hiddet' ve 'elem' yani iradeyi zayıflatan ani bir psikolojik tepki gerektirir. Bir eylemin arkasında bu iki zıt psikolojik durum aynı anda bulunamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/1-530 sayılı kararında da belirtildiği gibi, failin eylemini münhasıran kan gütme saikiyle işlemesi gerekir. Eğer olayda haksız tahrik koşulları varsa, bu durum kan gütme saikinin varlığını dışlar. Bu nedenle, TCK m. 82/1-j'nin uygulandığı bir durumda, haksız tahrik indirimi yapılamaz.