Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen bir hükümlü, avukatlık mesleğini icra edebilmek için TCK m. 53/3 uyarınca başvuruda bulunmuştur. Mahkemenin bu talebi değerlendirirken göz önünde bulundurması gereken hukuki kriterler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145320

TCK m. 53/3, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen hükümlü hakkında, TCK m. 53/1-e'de belirtilen (bir kamu kurumunun iznine tabi bir meslek veya sanatı icra etme) hak yoksunluğunun 'uygulanmamasına karar verilebilir' hükmünü içerir. Mahkemenin bu talebi değerlendirirken göz önünde bulundurması gereken hukuki kriterler şunlardır: 1) Takdir Yetkisi: Karar, mahkemenin takdirindedir. Mahkeme, talebi kabul etmek zorunda değildir. 2) Suçun Niteliği: Hükümlünün mahkum olduğu suçun, icra etmek istediği meslekle (avukatlık) olan ilişkisi önemlidir. Örneğin, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık gibi mesleğin gerektirdiği dürüstlük ve güvenle bağdaşmayan bir suçtan mahkumiyet, talebin reddi için güçlü bir gerekçe olabilir. 3) Hükümlünün Kişiliği ve İyi Hali: Mahkeme, hükümlünün denetimli serbestlik süresince gösterdiği tutum ve davranışları, pişmanlığını ve yeniden topluma kazandırılmaya ne kadar hazır olduğunu değerlendirecektir. Hayatını iyi halli olarak sürdürdüğüne dair bir kanaat oluşması önemlidir. 4) Kamu Güveni ve Mesleğin Saygınlığı: Avukatlık, kamu hizmeti niteliğinde bir serbest meslektir ve yüksek bir kamu güveni gerektirir. Mahkeme, hükümlünün mesleğe dönmesinin kamu güvenini ve mesleğin saygınlığını zedeleyip zedelemeyeceğini de dikkate alacaktır. 5) Gerekçeli Karar: Mahkeme, talebi kabul veya reddederken kararını somut gerekçelere dayandırmalıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2022/5306 E. sayılı kararında da bu takdir hakkının varlığı ve mahkemenin bu yönde bir değerlendirme yapması gerektiği vurgulanmıştır.