Bir sanık hakkında, hapis cezasının infazı tamamlandıktan sonra 'Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi' (memnu hakların iadesi) talebinde bulunulmuştur. Bu kurumun TCK m. 53'te düzenlenen hak yoksunlukları ile ilişkisi nasıldır? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2022/5306 E. sayılı kararı bu konuda ne tür bir ayrım yapmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #145305

Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi kurumu (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 13/A) ile TCK m. 53'teki hak yoksunlukları birbirinden farklı hukuki durumlara ilişkindir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararında bu ayrım netleştirilmiştir: 1) TCK m. 53'teki Hak Yoksunlukları: Bunlar, kural olarak hapis cezasının 'infazı süresince' devam eder ve cezanın infazının tamamlanmasıyla (herhangi bir karara gerek olmaksızın) kendiliğinden sona erer. TCK m. 53/3 gibi istisnai durumlarda ise bu yoksunlukların infaz sırasında dahi 'uygulanmamasına' karar verilebilir. 2) Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi (5352 SK m. 13/A): Bu kurum, TCK dışındaki özel kanunların (örn: Avukatlık Kanunu, Devlet Memurları Kanunu) belirli bir mahkûmiyete bağladığı süresiz veya daha uzun süreli hak yoksunluklarını ortadan kaldırmaya yöneliktir. TCK m. 53'teki yoksunluklar infazla sona erdiği için, bu kurumun TCK m. 53 açısından temel bir işlevi yoktur. Yasaklanmış hakların geri verilmesi için; cezanın infazından itibaren 3 yıl geçmesi, bu sürede yeni bir suç işlenmemesi ve kişinin iyi halli olduğunun tespiti gerekir. Kararda belirtildiği üzere, TCK m. 53/3 uyarınca hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilecek bir durumda (örn: denetimli serbestlikteki kişinin mesleğini icrası), zaten ortada bir yasaklama olmadığından, 'yasaklanmış hakların geri verilmesi' kurumuna başvurulması anlamsız ve hatalıdır. İki kurum farklı amaçlara hizmet eder ve farklı koşullara tabidir.